Ana Sayfa › Yazarlar › 
Allah Manevi Uçurumlardan Korusun!

Cemil Tokpınar

Ülkemizdeki lise öğrencileri arasında bir anket yapılmış.
Yöneltilen birçok soru içerisinde iki tanesi çok ilgi çekici:
Birisi, "En çok kimi örnek alırsınız?", diğeri, "En çok korktuğunuz şey nedir?"
Cevaplar dinimize olan bağlılığımız adına yürek yakıcı. 

Ülkemizdeki lise öğrencileri arasında bir anket yapılmış.
Yöneltilen birçok soru içerisinde iki tanesi çok ilgi çekici:
Birisi, "En çok kimi örnek alırsınız?", diğeri, "En çok korktuğunuz şey nedir?"
Cevaplar dinimize olan bağlılığımız adına yürek yakıcı.
İlk sorunun cevabında, Polat Alemdar birinci, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 12. sırada yer alıyor.
İkincisinde ise, "sevdiklerini kaybetmek" birinci olurken, "Allah" 6. oluyor.
Oysa her ikisinde de Allah ve Resulü ilk sırayı almalı değil miydi?
Şimdi imanla ilgili bir anket yaptığımızı düşünelim.
Gençlerimize, "Elde etmek için en çok gayret göstermemiz ve korumak için en fazla çırpınmamız gereken en önemli nimet nedir?" sorusunu yöneltsek, sonuç ne çıkar biliyor musunuz?
Gönlümüz bu soruya, "En büyük nimet imanımızdır" cevabının verilmesini istiyor.
Maalesef insanların en çok neyi önemsediklerini gördüğümüz için çıkacak sonuç hiç de beklediğimiz gibi olmayacak.
Belki de insanların büyük bir kısmı, "Canımız, malımız, ailemiz, sevgilimiz, devletimiz, vatanımız" gibi cevaplar verecekler.

İMAN EN BÜYÜK NİMET...
Oysa bizim için en büyük, en önemli ve en vazgeçilmez nimet imanımızdır. O olmadan, diğer nimetler geçici ve anlamsız olur.
İşte Mehmed Paksu Hocamızın özenle hazırladığı, adeta bir kuyumcu titizliğiyle işlediği "İnsanı Uçuruma Götüren Sözler" bize iman nimetini tekrar hatırlatıyor. İmanı hangi sözlerin yıprattığını, belki de anlamı tam düşünülmeden ağızdan çıkıveren bazı cümlelerin ebedî hayatımızı nasıl mahvettiğini gözler önüne seriyor.

DİL İLE İKRAR KALP İLE TASDİK...
Biliyorsunuz, iman dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir.
Çünkü dilden dökülen sözler, akıl ve kalbin dışa yansımasıdır.
İmanı korumak, dil ve kalp ile mümkün olduğu gibi, onu yıpratmak, hatta yıkmak da yine dil ve kalp ile yapılır.
"İnsanı Uçuruma Götüren Sözler" kitabında dilin afetleri ele alınıyor. Nasıl ki, yalan, gıybet, iftira gibi günahlar dille işleniyor, inancımızı tehlikeye atan bazı günahlar da dilimizle işleniyor.
Üstelik insanın inancını tehdit eden bir günah, diğer günahlardan kat kat tehlikelidir.
Zira iman bütün güzel amelin temeli, anası, esasıdır.

BİLMEDEN SÖYLENEN SÖZLER...
Halk arasında anlamı pek fazla düşünülmeden söyleniveren bu sözleri tek tek ele alan Mehmed Paksu, bunların inancımıza hangi bakımdan aykırı olduğunu, ikna edici bir üslupla ortaya koyuyor.
İşte bu sözlerden bazıları:
"Allah gelse, seni elimden alamaz"
"Burası Allah'ın unuttuğu yer."
"Yukarıda Allah var."
"Kahrolsun Şeriat!"
"Kader utansın!"
"Kahpe felek!"
"Seninle cennete bile girmem."
"Öküz aleyhisselam."
"Doğanın mucizesi."
"Ahirete gidip gelen mi var?"
"Lânet olsun!"
Yazar, eserin başında bu konuyu niçin ele aldığını anlatırken, imanla ilgili şu tespitleri yapıyor:
"İman insanın en büyük sermayesidir. İnsan imanı elde et-mek için aklını, iradesini, gücünü, kuvvetini, bütün imkânını seferber eder. Çünkü imansız bir hayat, hayat değil, manevî bir ölümdür, bir hiçliktir ve bir yokluktur.
"İman bir nurdur. İnsanın geçmişini, geleceğini, yaşadığı anı ve bütün bir hayatını aydınlatır. Ona mana kazandırır, yüceltir, kemale erdirir ve Yüceler Yücesi'ne yakınlaştırır.
"İman bir nimettir; iman nimetinin üzerine başka bir nimet yoktur, o nimetler üstü nimettir, nimetleri nimet yapan bir nimettir. Çünkü her şey imanla vardır, her şey imanla anlaşılır, imanla bilinir ve imanla tanınır."

İMAN BİR ÇİÇEK GİBİ BAKIM İSTER...
Peki, böylesine yüceler yücesi olan imanımız, âdeta bir çiçek gibi bakım ve koruma istemez mi? Acaba onu kendi haline bıraksak, ayakta kalabilir mi?
Yazar, bu konuda mü'minlere düşen görevi açıklarken şu hususlara dikkat çekiyor:
"İmanı elde ettikten sonra önemli bir aşama da imanı muhafaza etmek, korumak; yıpranmasına, zayıflamasına, herhangi bir tehlikeye maruz kalmamasına çalışmaktır.
"İnanan bir insan her konuda olduğu gibi, imanî meselelerde de ağızdan çıkan sözlere dikkat etmeli, imana aykırı sözlerle dilini kirletmemelidir. Şayet umursamaz bir biçimde, dikkat etmeden, sözün nereye vardığını, nasıl bir sonuç doğuracağını düşünmeden imana aykırı sözleri söylerse, Allah korusun imanını kaybedebilir."
İşte bu eser, mü'minleri dikkate ve uyanıklığa çağırıyor. Ağızdan çıkan cümleleri, inancımız bakımından inceliyor ve herkesin eline bir iman süzgeci veriyor.
Her mü'min hem okumalı, hem de çevresine tanıtmalı, anlatmalı.
Çünkü imanımıza taarruz eden cümleler çok yaygın bir şekilde kullanılıyor ve onları dilimizden kovmanın yolu, milletçe şuurlanmaya bağlı.
 

NESİL YAYINLARI

ADRES: Sanayi Caddesi Bilge Sokak No: 2 Yenibosna BAHÇELİEVLER / İSTANBUL

TEL: +90 212 551 32 25 - FAKS: +90 212 551 26 59